H1N1 İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI (19 Kasım 2009 /17.30)

Pandemik grip nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı maalesef  93 olmuştur.

Halen pandemik grip sebebiyle hastanelerde yatan hasta sayısı 280’dir.

Bunların 59’unun takip ve tedavisi yoğun bakımlarda sürdürülmektedir.

15 hasta solunum destek cihazına bağlı olarak takip edilmektedir.

Ölümlerin görüldüğü illerimiz ve ölüm sayıları şu şekildedir:


SAĞLIK ÇALIŞNALARININ KEYFİ İZNİ SONA ERİYOR

 

09.10.2009 Türkiye Gazetesi 11. sayfa

 

kaynak:http://www.akeah.gov.tr


 

 

Domuz gribi aşısı, Türkiye'de.

 Sağlık Bakanlığı'nın domuz gribine karşı aldığı aşıların 500 bin dozluk ilk partisi İstanbul'a geldi. Aşıların bu sabah (19.10.2009) erken saatlerde Ankara'ya getirilmesi bekleniyor. İlk etapta gelen 500 bin doz aşı kontrollerden geçtikten sonra kullanılmaya başlanacak. Aşının kontrolleri, 5 gün ile 3 hafta içinde Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi'nde yapılacak.

 

Öncelikli olarak; sağlık çalışanları, hamile kadınlar ve hacı adayları aşılanacak. Belirlenen gruplara çeşitli duyurular yapılacak ve bu gruplar takvimine uygun olarak aşılanmaya davet edilecek. Sağlık çalışanlarının aşılanması, bulundukları yerde yapılacak. Diğer gruplar ise sağlık kuruluşlarına çağrılacak. 6 ay 9 yaş arası bebek ve çocuklara aşı, iki doz halinde yetişkinlere ise tek doz olarak ücretsiz uygulanacak.

Domuz Gribi Dünyanın da Gündeminde
Sadece Türkiye değil, bütün dünya ülkelerinin gündeminde domuz gribi var.
Dünya genelinde 191 ülkede 4 bin 735 kişinin ölümüne yol açan domuz gribine karşı geliştirilen aşı için pek çok ülkede binlerce kişi sıraya girdi. İngiltere ve çok sayıda Avrupa ülkesi de aşı programına gelecek hafta başlıyor. Bu arada Dünya Sağlık Örgütü, domuz gribinin insan bünyesini mevsimsel gripten farklı olarak etkilediğini açıkladı.


Kaynak:http://www.akeah.gov.tr

[Yasanan Ahir Zaman] Bakışlar Basit Ahlak Özelliklerini Nasıl Ya

 
Yüze gerçek anlamını veren bakışlar, kişinin içinde yaşadığı ruh halini, kültür düzeyini, kişiliğini, karakter yapısını teşhis etmede önemli bir etkendir. Bu nedenle samimi imanla Allah’a bağlı olan müminlerin bakışlarına rahatlık ve doğallık hakim olur. İman etmeyen veya kalbine imanı tam olarak yerleştirmemiş kişilerinse bakışlarındaki donukluk, cansızlık ve basit ifade hemen fark edilir. Basit insan denilince genel olarak görgü kurallarından habersiz, cahil, bilgisiz, nerede nasıl davranacağını, nasıl konuşacağını bilmeyen, ölçüsüz bir insan modeli akla gelir. Oysa basitlik bunların yanı sıra çok daha geniş bir anlam içerir. Basitlik yalnızca görgüden ve nezaketten uzak tavırları kapsayan bir kavram değildir. Esas olarak Allah’ın kadrini hakkıyla takdir edememekten kaynaklanan bir ahlak bozukluğudur. Bu ahlak bozukluğu, insanın, Allah’ın gücünün sınırsızlığını ve yaşamın gerçek manasını anlamada zayıf bir kavrayışa sahip olması şeklinde kendini gösterir. Kişinin düşünce yapısında ve bakış açısında yerleşmiş olan bu basitlik, hayatının her anına yansır. Böyle bir kişi gerek verdiği kararlarla, gerek konuşmalarıyla ve en çok da bakışlarındaki samimiyetsizlik ile yaşadığı basit ahlakı yansıtır.

Bakışlar Kişinin Karakterini Ortaya Koyar

Allah’a iman eden, içinde ahiret korkusu duyan, ihlaslı bir müminin bakışlarında derin bir tevazu, teslimiyet ve olgunluk göze çarpar. Gözlerinde dünyevi tutkulardan uzak ve olgunluğa ulaşmış bir insanın Allah’tan razı olmuş bakışları görülür. Yüce Allah’a olan derin imanı akıllı ve şuurlu bakışlarından hemen anlaşılır. Peygamber Efendimiz (sav) bir hadisinde “Ölümü en çok hatırlayanı ve ölümden sonraki (hayatı) için en güzel şekilde hazırlananı. İşte onlar en akıllı-şuurlu olanlardır” şeklinde buyurmuştur. (İbni Mace, Cilt 10, Syf.540)

İşte bu iman derinliğine sahip olan bir mümin, gözlerinin ifadesine doğal olmayan anlamlar katmaya çalışmaz. Allah’a olan derin imanından kaynaklanan tevekküllü ve güven telkin eden bakışlara sahiptir. Bakışları; güzel ahlaklı, Allah korkusu içinde yaşayan ve din ahlakını yaşamakta kararlı olduğu belli olan bir insanın bakışlarıdır. Bu bakışlarda heybet ve keskinlik vardır.

Basitlik kültürünün etkisi altında olan kişilerin bakışlarında ise iman edenlerin gözlerindeki derin anlamın aksine bir cansızlık ve bayağılık vardır. İçinde bulundukları basit ahlakı saklamaya çalışsalar bile bakışlarıyla hemen kendilerini belli ederler. Örneğin Müslümanların heyecanlarını, mutluluklarını ve coşkularını ifade eden canlı bakışlarının aksine basit insanların gözlerinde bir matlık hakimdir. Bu kişi her ne kadar dışa dönük, hareketli veya konuşkan da olsa gözlerinde Allah’ın büyüklüğünü ve dünya hayatının gerçeğini kavrayamamış olmanın getirdiği bir boşluk ve donukluk vardır.

Kuran’da bu donuk bakışların oluşmasında, kalbin Allah ile birlikte olmaması yani gafletin önemli bir rolü olduğu bildirilir. Bu gafil bakışlara bir ayette şu şekilde işaret edilir:

“Onlar, Allah’ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Gafil olanlar onların ta kendileridir.” (Nahl Suresi, 108)

Basitliğin kirli kültürünün etkisi altında olan bu kişiler her ne kadar bakışlarına anlam katmak için çaba gösterseler de samimi bir Müslüman olarak iman etmedikçe asla derin ve anlamlı bakışlara sahip olamazlar. Çünkü yaşadıkları kültürün çoğunlukla din ahlakından uzak, ufku dar olan anlayışı; kişide dikkat çeken, hayranlık uyandıran gerçek bir güzellik oluşmasını engeller. Aksine insanı itici yapar ve gerek bakışlarıyla gerekse tavırlarıyla rahatsızlık veren biri haline sokar. Bakışlarında tam anlamıyla birebir bağlantı kurulabilecek, karşılıklı konuşulabilecek, durum değerlendirmesi yapılabilecek bir anlam oluşmaz.

Basitliğin Kirli Kültürünü Yansıtan Bakışlar
Alaycı Bakışlar

Basitlik içerisinde yaşayan kişiler kendi akılsızlıklarını örtmek için her olayda alaya alacak ve espri yapacak bir yön bulmaya çalışırlar. Ciddi bir konunun konuşulmasının mümkün olmadığı bu kişiler, gözlerine oturttukları alaya alan, aşağılayan bakışlarla kişiye büyük rahatsızlık verirler. Oysa düşüncesini açık yüreklilikle, dürüstçe söylemek yerine alaya başvurmak, karşısındakini küçümseyerek kendini yüceltmeye çalışmak gerçekte kendilerini küçültücü bir yöntemdir. Bu bakışların arkasında çoğunlukla aslında hiç kimseyle alay edecek hali olmayan, aksine birçok konuyu diğer insanlar gibi derinlemesine kavrama yeteneği bile olmayan zayıf bir kişilik yatmaktadır.

Allah’a gönülden iman etmiş bir kişi, alaycı bakışlar gibi küçük düşürücü tavırları asla kendine yakıştırmaz. Her zaman Allah’ın huzurundaki acizliğinin bilincindedir. Bu nedenle büyüklenmez ve asla böyle bir ahlak bozukluğu göstermez. Sahip olduğu Allah korkusu ve vicdan onun daima samimi ve içten olmasını sağlar. Samimi bir Müslümanın gözünde akıllı, insancıl, sıcak, samimi ve dostane bir ifade vardır. Bakışlarıyla güvenilir olduğunu, yüksek bir ahlak içinde yaşadığını karşı tarafa yansıtır. Kuran ahlakına göre yaşayan, ihlaslı bir Müslüman Allah’ın emir ve yasaklarına uyar,Kuran’a uygun hereket eder. Yüce Allah, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin durumunu Kuran’da şu şekilde haber vermiştir:

“Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline;” (Hümeze Suresi, 1)

Bakışlarla Haberleşme

İman etmeyen ve basit ahlak özellikleri gösteren kişiler, kendileriyle aynı tavırları gösteren kişilerle bir araya geldiklerinde ortama ve duruma göre birbirlerine karşı çeşitli manalara gelen bakışlar kullanır ve kaş göz işaretleri yaparlar. Bu bakışmalar ve işaretleşmeler kimi zaman ortamda bulunan bir kişiyle alay etme, kimi zaman da buna benzer Kuran ahlakına uygun olmayan bir düşünceyi aralarında gizliden gizliye aktarma amacıyla kullanılır. Allah bu kültür içindeki insanların kullandığı alay, bakışma ve işaretleşme gibi basit kültüre ait sessiz haberleşme yöntemlerinin suç ve günah işleyenlerin de kullandığı bir yöntem olduğunu Kuran’da bildirmektedir:

“Doğrusu, ‘suç ve günah işleyenler,’ kimi iman edenlere gülüp-geçerlerdi. Yanlarına vardıkları zaman, birbirlerine kaş-göz ederlerdi.” (Mutaffifin Suresi, 29-30)

Hal ve Hareketlere Göre Değişen Bakışlar

Kuran ahlakına göre yaşamayan kişiler, olayların ardındaki hikmetleri ve hayırları kavrayamazlar. Bu sebeple gün içerisinde sık sık sinirlenir, ağlar, üzülür, kıskançlık ve nefret gibi Kuran ahlakında yeri olmayan tavırlar sergilerler. Yaşadıkları bu duyguları ve tavırları da bakışlarına yansıtırlar. Örneğin bu kültürün içinde yaşayan kişiler yine bu kültürün çirkinliklerinden biri olan dedikodu yaparlarken gözlerini kısarak konuşurlar. Benzer şekilde, hayret ya da şaşkınlıklarını ifade etmek için gözlerini olabildiğince açar, itici bir görünüm sergilerler. Kendisi gibi düşük ahlaklı kişilerle gizlice yaptıkları konuşmalar sırasında ise etrafı kontrol eden, sürekli sağa sola hareket eden bakış şeklini kullanırlar.

Akıllı bir insan, kendisini dışarıdan görmeyi bilen, eleştiren ve güzel olmayan tavırlarını teşhis edip, düzelten kişidir. Basit insan ise böyle bir değerlendirmeyi yapabilecek derinliğe sahip değildir. Kendisine gösterdiği basit ahlak özellikleri ve bakışları konusunda uyarı geldiğinde hemen kendini savunur ve bunların normal tepkiler ve davranışlar olduğunu iddia eder. Böyle bir kişi, basitlik ve doğal davranışlar arasındaki farkı ayırt edemez. Bir insanın elbetteki çok şaşırdığı bir anda gözleri büyüyebilir, meraklandığı sırada gözünde buna dair bir ifade oluşabilir. Fakat burada kastedilen basit insanların bakışlarındaki tepkilerin doğallıktan çok uzak olması ve bunu özel bir yöntem olarak kullanmalarıdır. Şaşırmadıkları halde şaşırmış gibi yapmaları, gereksiz merak sonucu kaçamak bakışlar kullanmaları, gizlice dedikodu yaparken etrafı bakışlarıyla kollamaları, tecessüs etmeleri, diğer bir deyişle bir kişiye onun kusurlarını araştıran, inceleyen bakışlarla bakmaları... Bunların hiçbiri insani ve makul bakışlar değildir. Aksine yaşadıkları derin gafletin ve basitliğin sonuçlarıdır. Allah’a derin imanla bağlanmış ve O’nun her an kendisini gördüğünü her hareketinden her sözünden haberdar olduğunu ve denenmekte olduğunu bilen bir Müslümanın gözünde bu tip ifade ve bakışlar oluşmaz. Bu kişiler etrafa bu bakışlarla bakarken Allah’ın kendilerini gördüğünü, Allah’ın gözlerini “idrak ettiğini” unutmaktadırlar. Bir ayette şu şekilde bildirilir:

“Gözler O’nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır.” (Enam Suresi, 103)

Allah bir başka ayette ise insanın açığa vurmadığı düşüncelerinin Allah’tan gizli kalamayacağı gibi, hiçbir bakışının da gizli kalamayacağına dikkat çekmektedir:

“(Allah,) Gözlerin hainliklerini ve göğüslerin sakladıklarını bilir.” (Mü-min Suresi, 19)

Allah Herşeyi Görendir

Allah’a samimi olarak iman eden, ahirette hesaba çekileceğinin şuurunda olan ve Allah’ın rızasını gözetmek için titizlik gösteren bir insan basit ahlak özelliklerinin tamamından sakınır. Kalbini ve vicdanını daima temiz tutar. Allah’ın bildirdiği Kuran ahlakına göre yaşamak için ciddi bir çaba gösterir. Rabbimiz’in beğenmeyeceği her türlü davranıştan sakınır. Basitliğin kirli kültüründen yüz çevirmeye karar veren ve Allah’a karşı samimi olmaya niyet eden bir kişi, içinde yaşadığı bu kültür ve onun kirli tavırlarından kendini uzaklaştırıp Allah’a bu tavırlarından dolayı tevbe etmeli, ardından da daha önceki tutumundan vazgeçtiğini, İslam ahlakını yaşama konusunda ciddi bir kararlılık göstererek ortaya koymalıdır.

Dünya hayatı bir imtihan yeridir ve ahiret hayatı ile karşılaştırıldığında çok kısadır. Bu nedenle kişi Allah’ın onu denediğini, her hareketinden, söylediği her sözden haberdar olduğunu aklından çıkarmamalı ve bu şuur açıklığıyla hareket etmelidir. İnsanın geçmişte yaşadıkları, benimsediği ve uyguladığı kirli kültür önemli değildir. Önemli olan; kişinin Allah’ın rızasını kazanmaya yönelik aldığı son kararı ve son halidir. Allah Kuran’da çirkin tavırlardan vazgeçerek tevbe etmenin samimi Müslümanlara ait bir özellik olduğunu şöyle haber vermektedir:

“Ve ‘çirkin bir hayasızlık’ işledikleri ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarından dolayı bağışlanma isteyenlerdir. Allah’tan başka günahları bağışlayan kimdir? Bir de onlar yaptıkları (kötü şeylerde) bile bile ısrar etmeyenlerdir.” (Al-i İmran Suresi, 135)

Basitlik, Kuran ahlakına tamamen zıt olan, insanların Müslüman ahlakıyla yaşamasını engelleyen kirli bir kültürdür. Kişi, içindeki basitliği gizlemek için ne kadar çaba harcasa da bakışları hemen onu ele verir.

Doğallık mı?

Çevresine Allah’ın tecellilerini görmek, yaratılan varlık ve olaylardaki hikmetleri ve güzellikleri kavramak gözüyle bakan ve Allah’ın adını yüceltme düşüncesindeki mümin bir kişinin bakışında yüksek bir şuur, dikkat açıklığı ve keskinlik göze çarpar. Samimi insanın tüm tavırları doğal ve içinden geldiği şekildedir ve bu doğallık da insanlar üzerinde çok derin ve olumlu bir etki oluşturur. Samimi insanın bakışları, konuşmaları, üslubu, mimikleri çok doğal ve etkileyicidir.

Müslümanlar Allah’ın tecellilerine karşı büyük heyecan ve ilgi duyarlar. Basit ahlaka sahip kişilerin ise olayları (Allah’ı tenzih ederiz) Allah’tan bağımsızmış gibi değerlendirmeleri, herşeyin Allah’ın kontrolünde olduğunu unutmaları bakışlarındaki yüzeysellik ile kendini gösterir.

Yapmacıklık mı?

Basitlik, insanın, ruhunu Kuran ahlakına uygun bir şekilde derinleştirememesi, Allah’a yakın olma ve O’nun rızasını kazanma konusunda istekli olmaması sonucunda, davranış ve düşünce biçiminde meydana gelen yüzeysellik ve yapmacıklıktır. Bu yüzeysellik, insanın, Allah’ın gücünün sınırsızlığını, kendi etrafında ve dünya üzerinde meydana gelen olaylardaki hikmetleri ve yaşamın gerçek manasını anlamada zayıf bir kavrayışa sahip olması şeklinde kendini gösterir. Bu kişiler konuşmalarıyla, hal ve hareketleriyle, olaylar karşısında gösterdikleri tavırlarla, mimikleriyle ve en çok da bakışlarıyla kendilerini ele verirler.



web-platform.blogspot.com

DOMUZ GRİBİ'nden korunmak için basit fakat etkili önlemler

Mikrobun vücuda giriş noktaları yalnızca burun delikleri, ağız ve boğaz yoluyla olmaktadır.
 
Çok bulaşıcı bir yapıya sahip olmasından dolayı her türlü önleme karşı H1N1 virüsüyletemas etmekten kaçınmak veya korunmak imkânsızdır.
 
H1N1 virüsüyle temas etmek virüsün vücutta çoğalması kadar önemli değildir.
 

Sağlığınız yerinde ve H1N1 hastalık belirtileri göstermiyorken virüsün vücutta üremesini, belirtilerin daha da şiddetlenmesini

ve ikincil enfeksiyonların gelişmesini önlemek için dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi ilaçları stoklamaya vermek yerine çoğu bildirgelerde

 
bahsedilmeyen bazı çok basit önlemleri uygulayabiliriz.
 
1.      Ellerin sıklıkla yıkanması ( Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir)


2.     Hands-off-the-face” “Ellerinizle yüzünüze dokunmayın” yaklaşımı.
 
          Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.


3.     Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız( tuza güvenmiyorsanız listerin kullanınız). 
        
         H1N1 ‘in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp   enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3 güne ihtiyacı vardır.  
 
         Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile aynıdır. 
       
        Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.

 4.     Yukarıdaki 3. Önleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz. 
         
        *Günde bir kere burnunuzu sümkürün ve sonra ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz.
        
         Bu yolla burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz.

5.     Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz.
        
          Eğer ilave olarak C vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte alınız.

 6.     Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden içebildiğiniz kadar çok içiniz.
         
        * Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru.
 
           Sıcak içecekler virüsleri yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak götürürler.
 

            H1 N1 virüsü mide’de çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve hayatiyetını devam ettiremez.

Dr.Vinay Goyal

EY KOCA DÜNYA BENDE ÖLDÜM


EY KOCA DÜNYA BENDE ÖLDÜM
Ey koca dünya bende öldüm.
Belli ki hiç birinizin haberi yok.
Hem de DINK’ ten sadece bir gün önce.
Ama sen ne duydun, ne gördün, ne de umursadin.
Ölümünden hemen sonra kameralar gelmedi oraya.
Halk’ ta toplanmadi ellerinde karanfil ve mumlarla,
Hiçbir devlet büyügü ve Amerika’da kinamad? ölümümü.
Ve yazmadılar adimi mezar taşim dan başka, hiçbir yere…
Hâlbuki benim adim öz ve öz Türkçe idi,
Okunmasi, söylenmesi ve yazilmasi onunkinden daha kolaydi.
Ama anmadi beni babamdan gayri kimse, onu andiklari gibi,
Ve yazilmadı başka hiçbir yere adim, anamin yüreginden
Ben gencecik fidandim, daha hiç tomurcuk vermemiş
Ve soldurdular beni Lice’ de, hayatimin baharinda,
Beni de vurdular ben de öldüm, bilmem duydunuz mu? Ama
Bulamadilar beni vuranlari 32 saatte, belki de hiç aramadilar…
Ben kendi vatanimda, vatanimi vatansizlardan korumak için öldüm,
Bir kez bile man?et de olmadim ya o gül yüzümle gazetelere,
işte EY KOCA DÜNYA BEN ASIL O GÜN ÖLDÜM…

Ey koca dünya bende öldüm.
Belli ki hiç birinizin haberi yok.
Hem de DINK’ ten sadece bir gün önce.
Ama sen ne duydun, ne gördün, ne de umursadin.
Ölümünden hemen sonra kameralar gelmedi oraya.
Halk’ ta toplanmadi ellerinde karanfil ve mumlarla,
Hiçbir devlet büyügü ve Amerika’da kinamad? ölümümü.
Ve yazmadılar adimi mezar taşim dan başka, hiçbir yere…
Hâlbuki benim adim öz ve öz Türkçe idi,
Okunmasi, söylenmesi ve yazilmasi onunkinden daha kolaydi.
Ama anmadi beni babamdan gayri kimse, onu andiklari gibi,
Ve yazilmadı başka hiçbir yere adim, anamin yüreginden
Ben gencecik fidandim, daha hiç tomurcuk vermemiş
Ve soldurdular beni Lice’ de, hayatimin baharinda,
Beni de vurdular ben de öldüm, bilmem duydunuz mu? Ama
Bulamadilar beni vuranlari 32 saatte, belki de hiç aramadilar…
Ben kendi vatanimda, vatanimi vatansizlardan korumak için öldüm,
Bir kez bile man?et de olmadim ya o gül yüzümle gazetelere,
işte EY KOCA DÜNYA BEN ASIL O GÜN ÖLDÜM…



HAYATA DAİR BAZI ÖNERİLER

*İnsanlara beklediklerinden fazlasını ver ve bu işi yaparken kibar ol.

* En sevdiğin şiiri ezberle.

* Her duyduğuna inanma, elindekinin hepsini harcama ve istediğin kadar uyuma.

* "Seni seviyorum" derken inanarak söyle.

* Evlenmeden önce en az altı ay nişanlı kal.

* Asla başkalarının hayalleriyle dalga geçme.

* Derinden ve inançla sev. Kırılabilirsin belki ama başka türlü de hayatını tam yaşayamazsın.

* Anlaşmazlıklarla dürüstçe savaş. İsim verme.

* *İnsanlar hakkında konuşulanlara inanıp onlar hakkında karar verme.

* Yavaş konuş ama hızlı düşün.

* Şunu daima hatırla ki, büyük aşk veya büyük yatırım daima
 büyük risk taşır.

* Anneni ara.

* Biri hapşırırsa "çok yaşa" de.

* Eğer kaybedersen, aklını da kaybetme.

* Üç "S"yi unutma: Saygı kendine Saygı başkalarına Sorumluluk tüm hareketlerin için.

* Küçük bir tartışmanın tüm dostluğu mahvetmesine izin verme.

* Eğer hata yaptığını fark edersen hemen onu düzeltmeye bak,
 bile bile devam etme.

* Telefonda konuşurken gülümse. Karşındaki sesinden
gülümseyişini duyacaktır.

* Konuşmayı sevdiğin bir erkekle / kadınla evlen. Yaşın ilerledikçe sohbet her şeyden fazla önem kazanacaktır.

* Biraz yalnız kalmaya özen göster.

* Daha fazla kitap oku, daha az TV seyret.

* Güzel, şerefli bir hayat yaşa. Yaşlanıp geri baktığında
ikinci bir defa tadını çıkarırsın.

* Allah'a güven ama arabanı kilitle.

* Yuvanda sıcak bir ortam oluşturmak için elinden geleni yap.

* Sevdiklerinle tartışırken, o anı önemse, geçmişi kurcalama.

* Bilgilerini paylaş. Bu aynı zamanda ölümsüz olmanın
bir başka yoludur.

* Dua et. Büyük güç verir. Düşün. Daha da büyük güç verir.

* İşini iyi yap.

* Yılda bir defa, daha önce gitmediğin bir yere git.

* Eğer çok paran olursa, başkalarına yardım et.
Paranın en zevkli tarafını kaçırma.

* Bazen istediğin bir şeyin olmaması senin için bir şanstır.

* En iyi ilişki, birbirinize olan sevginiz, birbirinize ihtiyacınızdan fazla olduğu zaman olacaktır.

* Başarının gerçek olup olmadığını anlamak için
karşılığında neler verdiğine bak.

* Şunu bil ki karakterin senin kaderindir.

PEKMEZ'İN FAYDALARI

zilepekmezi, yüksek şeker içeriği nedeniyle iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağıdır. Ayrıca, mineralleri yoğun olarak içermektedir. Pekmez özellikle günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılamaktadır. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin, tüberkilozlu hastaların, iyileşme dönemindeki kişilerin diyetinde yer alması önerilmektedir.
zilepekmezinin çok iyi kaynak olduğu besin öğelerinden biri de kromdur. Dokuların krom içeriği hamilelikte, malnütrisyonda ve yaşla büyük ölçüde azalmaktadır. Krom, glikoz toleransa faktörünün yapısında bulunur. Ve insülün kullanımı ile glikoz metabolizmasını etkiler. Rafinasyon işlemi sonucunda gıdalardaki krom miktarının büyük ölçüde azaldığı göz önüne alınırsa pekmezdeki kromun önemi daha da belirginleşmektedir.

Dut pekmezin 100 gramının sağladığı enerji besin öğeleri yüzde 0.1 yağ, yüzde 70,6 karbonhidrat, yüzde 4 kalsiyum, yüzde 0.1 demir ve vitamin-A, Vitamin-B1, vitamin-B2 içeriyor. 100 gram pekmezin sağladığı kalori ise 293. Pestilin diğer bir bileşeni, mükemmel bir besin maddesi olan süt ise yüzde 87,3 su, yüzde 3,5 yağ, yüzde 3,4 protein, yüzde 4,7 laktoz, yüzde 0,75 mineral maddeler ve vitaminlerden oluşuyor. 100 gramı 64 kalori veriyor.
Kan eksikliği bulunan hastalarda çok büyük faydalar sağlar.
Mide hastalıklarında özellikle, ülser hastalığına iyi gelir.
Astım ve bronşit hastalıklarında faydalıdır.
Soğuğa karşı vücut direncini arttırıcı özelliğe sahiptir.
Sporcular için bir enerji deposudur.
Bebeklerin büyümesinde ve gelişmesine yardımcı olur.
Çocukların zeka gelişimine yardımcı olur.

ÜZÜM PEKMEZİNİN FAYDALARI
Vücuttaki kanı arttırır
Enerji verir
İştah açar
Hamilelikta ve bebek gelişiminde çok faydalıdır
Mideyi, bağırsakları, böbrekleri kuvvetlendirir
Damar sertliğine iyi gelir
Kan dolaşımını rahatlatır

DUT PEKMEZİNİN FAYDALARI
Kan eksikliği bulunan hastalarda çok büyük faydalar sağlar.
Mide hastalıklarında özellikle, ülser hastalığına iyi gelir.
Astım ve bronşit hastalıklarında faydalıdır.
Soğuğa karşı vücut direncini arttırıcı özelliğe sahiptir.
Sporcular için bir enerji deposudur.
Bebeklerin büyümesinde ve gelişmesine yardımcı olur.
Çocukların zeka gelişimine yardımcı olur.
Gargara halinde ağız ve boğaz hastalıklarında etkilidir.
Çocuklarda sıklıkla rastlanan pamukçukta da yaygın olarak kullanılır

HARNUP PEKMEZİ:

Harnup pekmezi her türlü soğuk algınlığına, kansızlığa, kansere yol açan hücrelerin oluşumunun engellenmesine iyi gelen pekmez olmakla birlikte erkekler için iktidarsızlık problemi çekenler içinde harika bir pekmezdir.

Birçok erkeğin problemlerinden olan iktidarsızlık için ; evimizde sürekli bulundurmamıza rağmen iktidarsızlığa çözüm getirdiğini şimdiye dek bilmediğim ürün HARNUP PEKMEZİ.dir

KEÇİBOYNUZU 'ndan yapılan pekmezin viagra
dan bile üstün özellikleri olduğu belirtilmiş. Harnup Pekmezinin aktif sperm sayısını arttırdığı ve kısırlık riski taşıyan erkekler için de faydalı olduğu yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılmıştır.

BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ ?








.Yemeğe tuz ile başlanırsa beyin tarafından gönderilen bir uyarı sayesinde midede mukus denilen sindirimi kolaylaştırıcı bir tabaka oluşturduğunu ve midenin sindirime hazırlıksız yakalanmasını önlediğini…
 


• Yemek yerken yerde oturarak sol ayağı katlayıp sağ ayağı karna çekerek oturulup yenildiğinde su ile doldurulmuş balon şeklinde olan midenin çıkış kısmını kapatarak yenilen gıdanın tam sindirilmeden bağırsaklara kaçmasını önleyeceğini ve mide dolunca da doygunluk hissi vererek çok fazla yemeden kalkılacağını…

Çok su içmek cilde gerçekten faydalı mı?
Yemek yerken yemeğin ortasında su içildiğinde içilen suyun yenilen gıdaların sindirilmesine gerekli vitaminlerin emilmesine katkıda bulunduğunu ve midede doygunluk hissi vererek az yemeye vesile olduğunu…


• Oturularak ve en az 3 yudumda içilen su dil ve ağız bölgesinde daha fazla duraksadığından tükürük bezleri için gerekli olan suyun emilimini artırıp anti bakteriyel ve antioksidan etkiye sahip tükürüğün salgılanmasını artırarak ağız ve diş sağlığına katkıda bulunduğunu..

 


• Uyurken sağ yana dönüp yatıldığında solda olan kalbimizin daha rahat çalışmasına neden olarak kalbi yormadan dinlenmiş bir vaziyette kalkılabileceğini…



• Tuvalete girerken sol ayakla ilk adım atıldığında kaygan olan zeminde ayağın kayması durumunda sola göre daha güçlü olan sağ ayağın düşmeyi engelleyerek vücudu dengelediğini..


 
 
 

Banyo yaptıktan sonra ayaklara soğuk su dökmenin kan dolaşımını hızlandırıp sıcak sudan dolayı genleşmiş olan damarların içindeki kanın aktivasyonunu artırarak tansiyon düşüklüğünü önlediğini ve savunma mekanizmasını güçlendirdiğini…
 
 
 
 

yuz_bakimi.jpg
• Kesintisiz uyunan uzun gece uykularının damarlarda vazodilatasyona neden olduğunu uyku ortalarında kalkıp el yüz yıkamak (ör: abdest almak) az yorucu egzersizler yapmanın (ör: teheccüd namazı) vazodilatasyonu engellediğini ve daha zinde kalkılabileceğini…



Su Nasıl İçilmeli (Tıbbi Bilgi...)
Insan midesinin ayakta ve oturur vaziyetteki pozisyonu farklıdır.
Ayakta duran bir insan eğer sıvı gıda içerse doğrudan doğruya onikiparmak barsağına geçer. Midenin küçük eğriliğine uyan kısmında Waldeyerin mide caddesi denen bir oluk bulunur. Sıvı gıdalar bu yolu takip ederek zaten devamlı küçük bir açıklığı olan mide çıkışını (pilor) geçerek 12 parmak barsağına (duodenum) geçer.


Eğer insan sıvı gıdayı oturarak içerse bunlar önce
midede birikir asitle karışarak mikropları ölür ve
sonra 12 parmak barsağına geçer.
Bu durumda oturarak su içme usulüne uymakla insan kolera da dâhil birçok insan hastalıklarından korunmuş olur.
Rastgele yerde meşrubatı alıp ayakta içenler bu
tehlikeye daha fazla maruz kalırlar.


• Bütün bunların 1600 sene evvel Peygamberimizin yaptığı ve ümmeti için de tavsiye ettiği sünnet-i seniyyeler olduğunu...
BİLİYOR MUYDUNUZ ?
 

BİR GÜNDE 10 ŞEHİT

 
Diyarbakır'ın Lice Tugay Komutanlığı'ndan dün sabah yol güvenliğini sağlamak üzere bölgeye hareket eden bir tank ile zırhlı personel taşıyıcı, saat 07.00'de, Lice'ye 10 kilometre uzaklıktaki Abalı Köyü yakınlarında teröristlerin mayınlı saldırısıyla karşılaştı.

İŞTE ŞEHİTLERİN İSİMLERİ VE MEMLEKETLERİ
 
Önden giden tank geçtikten sonra arkadan gelen Amerikan yapımı M-113 zırhlı personel taşıyıcı geçerken teröristler önceden yola döşedikleri mayını uzaktan kumandayla patlattı. Çok güçlü patlayıcının infilakıyla zırhlı personel taşıyıcıda bulunan Uzman çavuşlar Salih Akyürek (Yozgat), İlhami Hardal (Kilis). Erler Murat Çavdar (Trabzon- Maçka), Onur Gömze (Aydın- Karpuzlu), Emrah Polat (Aydın- Nazilli), Erdal Oral (Kars- Kağızman), Zeynel Direkçi (Gaziantep), Mehmet Ali Karaduman (Manisa- Kula), Miktat Beder (Trabzon- Arsin) şehit oldu. Olayın duyulmasının hemen ardından bölgeye sevkedilen birlikler geniş çaplı operasyon başlattı. 2'nci Ordu Komutanı Orgeneral Necdet Özel ve 7'nci Kolordu Komutanı Korgeneral Bekir Kalyoncu da olay yerine giderek incelemede bulundu. 18 Nisan'da da Lice-Genç karayolu üzerinde 60 kilo amonyum nitrat kullanılarak tuzaklanmış patlayıcı madde düzeneğinin patlaması sonucu güvenlik kuvvetlerine ait bir araçta hafif maddi hasar meydana gelmiş, ancak can kaybı olmamıştı.

 
ŞEMDİNLİ ŞEHİDİ
Hakkári'nin Şemdinli İlçesi'ne bağlı Derecik Beldesi yakınlarındaki Bilimi Gediği bölgesinde dün saat 13.00 sıralarında operasyondan dönen askeri birliğe teröristler ateş açtı. Teröristlerin açtığı ilk ateşte Karslı piyade çavuş Olcay Koçak şehit düştü.


Diyarbakır'ın Lice ilçesi kırsalında maşın patlaması sonucu şehit olan Jandarma Er Onur Görmez'in Aydın'ın Karpuzlu ilçesine bağlı Ömerler köyüne ateş düştü. Acı haberi alan Görmez ailesi 5 ay önce askere gönderdikleri tek oğullarının şehit düştüğünü öğrenince adeta yıkıldı. Acı haberi duyan anne Nursel Görmez, fenalık geçirdi. Eve gelen 112 acil sağlık ekipleri anne Nursel Görmez ve baba Kamil Görmez'e sakinleştirici iğne yaptı. Görmez ailesi ve Ömerler köyü halkı acı haberi duyduktan sonra 5 ay önce şenliklerle askere gönderdikleri Onur'un baba ocağına Türk bayrağı asarak yas tuttu.

ŞEHİT OLACAĞINI BİLİYORDU
Birliğine teslim olduktan sonra ailesini arayıp her zaman kendisinin arama fırsatı olmadığını belirterek, "Anne tüm yakınlarıma söyleyin. Beni arasınlar" diyen şehit er Onur Görmez, önceki gün de ailesiyle görüşmek istedi. Yoksul bir aile olan ve çiftçilikle uğaraşan baba Kamil Görmez, kontörlü eşi ve kızı Tennur Görmez'ın Onur'la görüşebilmesi için telefonunu önceki gece eve bıraktı. Oğlunu arayan anne Nursel Görmez, Onur'un sesini duydu ancak kontörleri bittiği için oğluyla doya doya görüşemedi. Olaydan bir gün sonra oğlunun şehit olduğunu öğrenen anne Nursel Görmez'in ağıtları yürekleri dağladı. Anne Görmez, "Kontör bitti görüşemedim, güzel yavrum sana doyamadım" diye yas tuttu. Ağabeyinin şehit olduğuna inanamayan 15 yaşındaki kızkardeşi Tennur Görmez, ağabeyinin birliğinden hatıra için gönderdiği üzerinde 'canım ailem' yazılı fotoğraflı saate sarılarak, "Ben şehit kardeşimiyim, ne olur ağabeyimi biri geri getirsin. Bensensiz ne yaparım ağabey" diye ağıtlar yaktı. Olaydan sonra Karpuzlu kaymakamı Hilal Özkan şehidin evine giderek başsağlığı diledi.

ŞEHİT HABERİ BABAYI YAKTI
Kapıda Kaymakamı ve kalabalığı gören baba kötü haberi anladı ve merdivenlere yığıldı kaldı. Acı haberi veren Kaymakam Yıldız, uzun süre aileyi teselli etmeye çalıştı. Bu sabah saat 06.00 civarında mayın patlaması nedeniyle Diyarbakır'da şehit düşen 9 askerden ikisinin acı haberi Aydın'a ulaştı. Nazil ve Karpuzlu ilçelerine ulaşan acı haberi ailelere iletmek ilçe kaymakamlarına ve garnizon komutanlarına düştü.

Nazilli'deki şehit haberini aileye vermek üzere Muammer Aksoy Mahallesi 75 numaraya gelen Nazilli Kaymakamı Caner Yıldız, İlçe Garnizon Komutanı Yarbay Hüseyin Ulukaraağaç, İlçe Jandarma Bölük Komutanı Binbaşı Kadir Ayhan, İlçe Emniyet Müdürü Abdullah Günal ve çok sayıda rütbeli personel beraberlerinde sağlık ekipleri olduğu halde şehidin ailesinin evine geldiler.  



Kaymakam Yıldız evin kapı zilini çaldığında ilk olarak baba Yaşar Polat ve ardından anne Nuran Polat dışarı çıktı. Çocuklarından acı haber geldiğini anlayan baba Yaşar Polat merdivenlere yığılıp kaldı. Anne Nuran Polat'da olduğu yerde yere düştü. Baygınlık geçiren anne ve babaya ilk olarak Kaymakam Yıldız yardıma gitti. Ardından sağlık ekipleri ve askeri personel ailenin yanına koştu. Uzun süre teselli edilmeye çalışan aile ve komşuları acı haber karşısında şok oldular. Şehidin ağabeyi ise çalıştığı yerde acı haberi duyarak eve koştu. Alınan bilgiye göre şehit Emrah Polat'ın (21) dayısı Bülent Öçelik'in de 2005 yılında şehit düştüğü öğrenildi.

"SEN ŞEHİT KARDEŞİSİN, AĞLAMA"
Diyarbakır'ın Lice İlçesi'nde PKK mayınının patlaması sonucu şehit düşen 9 askerden biri olan Piyade Komando Er Zeynel Direkçi'den gelen acı haber, Gaziantep'teki ailesini yasa boğdu.

Babasını bir kaç yıl önce kanserden yitiren ve bir yıl önce evlendiği belirtilen 5 aylık asker 20 yaşındaki Zeynel Direkçi'nin Vatan Mahallesi'nde oturan ailesi acı haberi asker ve polislerden aldı. Gaziantep'in Nizip İlçesi'ne bağlı Sinan Köyü'ne gezmeye giden annesi ise oğlunun şehit olduğu haberini burada öğrendi.

Dört kardeşten ikincisi olan Zeynel Direkçi'nin şehit olduğu haberini alan ve bir otobüs firmasında host olarak çalıştığı belirtilen kardeşi Mehmet Direkçi'nin evde fenalık geçirdi ve duvarları yumrukladı. Aileye acı haberi veren komutan, Mehmet Direkçi'ye, “Sen şehit kardeşisin, ağlama” dedi. 
Şehit Komanda Er Zeynel Direkçi'nin evine yakınları akın ederken, kapıda bir ambulans hazır bekletildi.

KARADUMAN'IN EVİNDE YAS
Diyarbakır'ın Lice ilçesinde terör örgütünün saldırısında şehit olan 9 askerden Mehmet Ali Karaduman'ın Manisa'nın Kula ilçesindeki evine acı haber ulaştı. Şehit Er Karaduman'ın babası Kamil Karaduman, olayı öğrendikten sonra fenalaştı.

Kula Kaymakamı Muzaffer Şahiner ve İlçe Garnizon Komutanı Yüzbaşı Bayram Aktaş eşliğinde Kula Devlet Hastanesine götürülen Kamil Karaduman, burada sağlık kontrolünden geçirildi. Kamil Karaduman, hastaneden sonra İlçe Jandarma Komutanlığına getirilerek, burada misafir edildi. Şehit Er Mehmet Ali Karaduman'ın annesi Nadire Karaduman'ın İzmir'de bulunduğu öğrenildi.


ŞEHİT UZMAN ÇAVUŞ AKYÜREK'İN BABAEVİNE ATEŞ DÜŞTÜ
Bingöl karayolunda terör örgütü PKK'nın mayınlı saldırısı sonucu şehit düşen 9 askerden biri olan 28 yaşındaki evli ve iki çocuk babası Uzman Çavuş Salih Akyürek'in Ankara'daki baba evinde matem yaşandı.

Yozgat doğumlu olan şehit Uzman Çavuş Salih Akyürek'in, Ankara'nın Çankaya İlçesi'ne bağlı Aşıkpaşa Mahallesi, Göktaşı Sokak'ta oturan babası Şuayip ve annesi Sultan Akyürek'e acı haber öğlen saatlerinde ulaştı. Market işletmecisi Şuayip Akyürek, iki oğlundan büyüğü Salih'in ölüm haberini işyerinde alınca fenalık geçirdi. Hemen evine getirilen Akyürek'e askeri sıhhiye ilk müdahaleyi yaptı. Uzman Çavuş Salih Akyürek'in şehit olduğunun duyulmasıyla birlikte çok sayıda yakını baba evine akın etti. Akyürek ailesinin evine Türk bayrakları asıldı. Evin önünde bir ambulans hazır bekletildi. Şehit düşen Uzman Çavuş Salih Akyürek, 11 yaşında bir kız ve 6 yaşında bir erkek çocuk babasıydı.

"BUGÜN SEN ŞEHİT OLACAKSIN"
Diyarbakır'ın Lice İlçesi'nde PKK'nın saldırısı sonucu şehit düşen 20 yaşındaki er Murat Çavdar'ın, Trabzon'un Maçka İlçesi'nde bağlı Mataracı Köyü'ndeki yakınları acı haberle yıkıldı.

 Murat Çavdar'ın amcası İsmail Çavdar, yeğenini en son 10 ay önce askere giderken gördüğünü belirterek, “Arada sırada arardı. Konuşurduk. Bize; ‘Buradan dönüşüm yok. Şehit olacağım' derdi. Dediği oldu. En son 25 gün önce konuştuk. Operasyona çıkacağını söyledi. ‘Moralli gidiyoruz. Arkadaşlarla şakalaşıyoruz. Bugün sen şehit olacaksın' diye bir birimize takılıyoruz' demişti. Allah ona şehitliği nasip etti. Vatan sağ olsun” diye konuştu. Şehit Çavdar'ın diğer amcası Orhan Çavdar da, “Askerliği bittiğinde bizi görmeye geleceğini söylerdi. Beklerken şehitlik haberi geldi” dedi. Şehit er Murat Çavdar'ın İstanbul Beykoz Paşabahçe Soğuksu Mahallesi'nde berberlik yaptığı, babası Ergin Çavdar'ın Büyükşehir Belediyesi'nde şöför olarak çalıştığı ve iki kız kardeşi bulunduğu belirtildi.

OĞLUM KÖYE BAYRAK DİKECEKTİ

Diyarbakır'ın Lice ilçesindeki terörist saldırıda şehit olan komando er Miktat Beder'in 5 aylık asker olduğu bildirildi.

Miktat Beder'in Trabzon'un Arsin ilçesine bağlı Çiçekli köyündeki evine gelen Kaymakam Vekili Adil Tekeli, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Yücel Aslanoğlu ve Emniyet Müdürü Bircan Miser, yakınlarına taziyelerini iletti. Şehit haberinin verildiği sırada Miktat Beder'in annesi Fatma, kardeşleri Bülent (19) ve Murat (15) evde bulunurken, inşaat ustası olan ve Rize'de çalışan babası Mustafa Beder telefonla eve çağrıldı. Baba Mustafa Beder beklenirken Kaymakam Vekili Tekeli, Üsteğmen Aslanoğlu ve Emniyet Müdürü Miser evden ayrılmadı. Haberi aldıktan sonra gözyaşlarına boğulan anne Fatma Beder, “Oğlum askere giderken 'Bu köye bir bayrak dikeceğim” diyerek gitmişti” diye ağıt yaktı. Bir süre sonra eve gelen, gözyaşlarını tutamayan baba Mustafa Beder de bir süredir oğluna telefonla ulaşmaya çalıştığını ama görüşemediğini söyledi. İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Yücel Aslanoğlu, baba Mustafa Beder'i sarılarak teskin etmeye çalıştı.

EŞİ İKİNCİ ÇOCUĞUNA HAMİLE
Diyarbakır'da terör örgütü mensuplarınca patlatılan mayın sonucu şehit olan Uzman Çavuş İlhami Hardal'ın Kilis'teki evine ateş düştü. Haberi televizyonlarda duyarak şehit uzman çavuşun ailesinin yaşadığı İsmetpaşa Mahallesi Yayla Sokak'ta bulunan baba evine gelen yakınları sinir krizleri geçirdi.

Şehit Uzman Çavuş İlhami Hardal'ın annesi Hatice'ye ise henüz acılı haber verilemedi. Şehit Uzman Çavuş Hardal'ın, ilk görev yeri olan Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 6 yıldır görev yaptığı, evli ve bir çocuk babası olduğu öğrenildi. Eşi Seval Hardal'ın ise ikinci çocuğuna hamile olduğu öğrenilen şehit İlhami Hardal'ın 4 kardeşinden ağabeyi Mustafa Hardal'ın da başçavcuş olduğu ve emeklilik işlemleri için Ankara'da bulunduğu ayrıca en küçük kardeşi Ahmet'in de 15 gün sonra askere gideceği öğrenildi. Şehit uzman çavuşun babasının ise bir süre önce vefat ettiği belirtildi. Şehit uzman çavuşun baba evi önünde bir ambulans hazır bekletiliyor.


İKİ ODALI BİR EVDE YAŞAM MÜCADELESİ
Diyarbakır-Bingöl karayolunda mayın patlaması sonucunda şehit olan piyade er Erdal Oral'ın Kağızman'daki baba ocağına ateş düştü. Mayın patlaması sonucu şehit olan Erdal Oral'ın (20) evine giderek acı haberi kendilerine bildiren Kağızman Jandarma Komutanlığı'nın görüşmesinin ardından anne Maile Oral (45) sinir krizi geçirdi.

Kağızman Devlet Hastanesi'ne kaldırılan şehit annesinin tedavisi sürerken babası Rasim Oral'ın fenalık geçirmesi üzerine Jandarma ekipleri acılı babayı da hastaneye kaldırdılar. İlçeye 20 kilometre uzaklıkta olan Çengili köyünde ikamet eden şehidin biri özürlü dokuz kardeşi bulunurken ailesi iki odalı bir evde yaşam mücadelesi veriyor. İlkokul mezunu olan şehidin cenazesi yarın Kağızman Çengili köyünde defnedilecek.



Free Web Site Counter
Get a Free Web Site Counter